Tarihçe-i Hayat Birinci Kısım: İlk Hayatı

gider. Şeyh Hazretleri, Molla Said’e iltifat eder, teberrüken bir ders verir. İşte, Molla Said’in en son aldığı ders bu olmuştur.
Bir gece Molla Said, rüyasında Şeyh Mehmed Küfrevî Hazretlerini görür. Kendisine hitaben, "Molla Said, gel beni ziyaret et; gideceğim" demesi üzerine, hemen gider ziyaret eder. Ve şeyhin uçup gittiğini görünce, uyanır. Saate bakar, saat gecenin yedisidir. Tekrar yatar. Sabahleyin Şeyhin hanesinden matem seslerinin yükseldiğini işitir. Oraya gider ve Şeyh Hazretlerinin gece saat yedide vefat ettiğini haber alır mahzun olarak geriye döner.

Molla Said, Şarkın büyük ulema ve meşayihinden olan Seyyid Nur Mehmed, Şeyh Abdurrahman-ı Tağî, Şeyh Fehim ve Şeyh Mehmet Küfrevî gibi zevat-ı aliyenin herbirisinden ilm ü irfan husûsunda ayrı ayrı derslere nail olduğundan, onları fevkalade severdi. Ulemadan Şeyh Emin Efendi, Molla Fethullah ve Şeyh Fethullah Efendilere de ziyade muhabbeti vardı.
Van’da maruf ulema bulunmadığından, Hasan Paşanın daveti üzerine, Molla Said Van’a gitti. Van’da on beş sene kalarak, aşairin irşadı için aralarında seyahatle tedrîs ve tederrüs vazifesiyle hayat geçirdi.
Van’da bulunduğu müddet, vali ve memurîn ile ihtilat ederek, bu asırda yalnız eski tarzdaki ilm-i kelamın İslam dîni hakkındaki şek ve şüphelerin reddine kafı olmadığına kanaat hasıl etmiş ve fünûnun tahsiline lüzûm görmüştür.
HAŞİYE 1
Bu kanaati hasıl ettiği o zamanda, ulûm-u müsbete denilen bütün fenleri tetebbua başlayarak, pek kısa bir zamanda tarih, coğrafya, riyaziyat, jeoloji, fizik, kimya, astronomi, felsefe-gibi ilimlerin esaslarını elde etmiştir. Bu ilimleri bir hocadan ders alarak değil, yalnız kendi mütalaası sayesinde hakkıyla anlamıştır. Mesela bir coğrafya muallimini, mübaheseye girişmeden evvel yirmi dört saat içerisinde eline geçirdiği bir coğrafya kitabını hıfz etmek sûretiyle, ertesi gün Van valisi merhum Tahir Paşanın konağında ilzam eder. Ve yine aynı sûrette bir muaraza neticesinde, beş gün zarfında kimya-i gayr-i uzvîyi (inorganik kimya) elde ederek, kimya muallimiyle muarazaya girişir ve onu da ilzam eder. İşte, pek genç yaşındaki mezkûr harikuladeliklere ve bahr-i umman halinde bir ilme malikiyetine şahit olan ehl-i ilim, Molla Said’e "Bediüzzaman" lakabını vermiştir.
Bediüzzaman, Van’da bulunduğu müddet zarfında, o zamana kadar edindiği fikir ve mütalaalar ve ilmî ve dînî tedris usûllerini görmekle ve zamanın ihtiyac-ı

HAŞİYE
Bediüzzaman’ın çok genç yaşındaki bu vukûfiyeti, onun, istikbaldeki çok muazzam hizmet-i Kur’aniye ve İslamiyesi için hazırlanmasını temin etmiştir. Bu kanaatini o zaman izhar ettiğinden otuz-kırk sene sonra, ilm-i kelamda bir teceddüd yapan Risale-i Nur külliyatının telifine Cenab-ı Hak muvaffak eylemiştir.

Biz Allah’ın kullarıyız; sonunda yine Ona döneceğiz. (Bakara Sûresi:156.) · Allah rahmet eylesin. Amin.