|
Dördüncü Masa
Sosyal Tabakaların Uzlaşmasında Bediüzzaman Said Nursi’nin
Rolü
1. Sosyal tabakalaşma toplumun deği şmeyen
bir gerçeğidir. Bediüzzaman Said Nursi, insanı merkeze alan ve özüne uygun
tanımlayan bir role sahiptir. Sosyal tabakaların arasındaki problemlerin ortadan
kaldırılabilmesi için kariyere, makama, mevkie bakmadan her ferdin başta insan
olarak kabul edilebilmesi çok önemlidir.
2. Bediüzzaman Said Nursi, insanın ontolojik yapısından
hareketle insan merkezli ve insana layık olan aile, toplum, ekonomik sistem
nasıl olmalı sorusunun cevabını aramaktadır. Risale-i Nur objektif bir
vicdandır, vicdan ise insanın sahip olduğu değerlerin esasıdır. Sosyal
problemlerin çözümleri burada yatmaktadır, tabakalar arasındaki uzlaşma da bu
eksenden
hareketle çözümlenebilecektir.
3. Bediüzzaman, toplumdaki kavgalar ve fesadın asıl kaynağı
olarak şu iki kelimeyi ifade etmektedir: "Ben tek olsam, başkası açlıktan ölse
bana ne", "İstirahatim için zahmet çek, sen çalış ben yiyeyim." Birinci kelime
ben merkezciliği, ikinci kelime de çıkarcılığı sembolize eden düşünce ve
davranış kalıplarıdır. Bediüzzaman birinci kelimeye karşı zekat kurumunu
vurgulayarak zenginin fakiri düşünmesini; ikinci kelimeye karşı da üretmeden
para kazanmayı sağlayan paranın satılmasını, yani faizi onaylamayarak reçetesini
sunmaktadır. Zenginin yoksula yardım ve şefkatle yaklaşmasında, yoksulun servet
düşmanı olmamasında, kin, öfke, nefret hissetmemesinde bu düşünce sisteminin
önemini vurgulamaktadır.

4. Sosyal tabakalar arasındaki problem, ulus devletin seçkinci
milliyetçi bakış açısıyla çözümlenemez olarak gözükmektedir. Seçkincilik yerine
sivil sese kulak verilmelidir. Seçkinci elitin toplum mühendisliğinden
vazgeçmesi çok önemlidir.
5. Siyasal özgürlük alanının genişletilmesi gerekmektedir. Bu
bağlamda Bediüzzaman "ref-i imtiyaz"ı, yani imtiyazların kaldırılmasını, fikir
hürriyetini, şiddeti dışlayan bir muhalefetin serbest olmasını ve örgütlenme
hürriyetini savunmaktadır.
6. Bediüzzaman, sosyal uzlaşmanın toplumsal sinerji
doğuracağından hareketle "ene yok, nahnu var" demekte, yani "ben yok, biz var"
anlamına gelen bu cümlede biz'in kaliteli benlerden oluşmasını önemsemektedir.
|  |
Birinci Masa Dinlerarası Farklılıkların Buluşmasında Bediüzzaman Said Nursi'nin Rolü
İkinci Masa Medeniyetlerin Buluşmasında Bediüzzaman Said Nursi'nin Rolü
Üçüncü Masa Etnik ve Kültürel Farklılıkların Buluşmasında Bediüzzaman Said Nursi'nin Rolü
Dördüncü Masa Sosyal Tabakaların Uzlaşmasında Bediüzzaman Said Nursi'nin Rolü |  |