Hayatı

Bediüzzaman ve Ahval-i Dünya

Said Nursi gençlikte büyük bir enerjinin olduğuna ve eğer bu enerjinin ibadette ve hayırlı işlerde kullanıldığı taktirde yeryüzünü değiştirmede önemli bir güç olacağına inanır. Gençliğin bu hali cennete götüren en kısa yoldur aynı zamanda.

Gerçekten de gençlik hem çok güzel bir dönem hem de Cenab-ı Hakk’ın sayısız nimetlerinden birisidir. Eğer gençlik istikamet, iffet ve takva ile geçirilmezse yıkıcı bir güce dönüşecek ve kişinin hem dünyasını hem de ahiretini mahvedecektir.

Çoklarına göre gençlik dönemi zarar ve taşkınlıklardan uzak kalamaz. Bu yüzden yaşlılar yaşlılığın kendilerini gençlik taşkınlıkları ve tehlikelerinden uzak tuttuğu için Allah’a hamd etmelidirler. Gençliğin kendisi de zevkleri de geçici olan bütün diğer varlıklar gibi geçicidir.

Said Nursi, geçlere gençliklerini ibadet ve ilimle geçirmelerini ders veriyordu. Hayatlarını iyi şeylerle doldurmanın onlar için en doğrusu olacağını söylüyordu.

Çoğu insanın aşık olup içinde. boğulduğu dünyaya O, Kur’an-ı Hakim’in nuruyla bakıyordu. O’na göre dünyanın üç yönü vardı.

1. Allah’ın güzel isimlerine yönelik dünya ki, O’nun ayinesidir.
2. Ahiret’e yönelik dünya ki, onun tarlasıdır.
3. Ehl-i dünya ve gaflete yönelik dünya ki, Kur’an-ı Kerim onu aldatıcı oyun ve heves olarak nitelendirmiştir.

Nursi her insanın dünya hayatıyla kaim özel bir dünyası olduğundan bahseder. Hiç şüphesiz kendisinin de aynı şekilde özel bir dünyası vardı.

Onunki de diğerleri gibi süratle yok oluyordu. Ancak insan olan düşünerek ve sorgulayarak ömür geçirir.

Bu kısa ömürdeki özel dünya neye yarar, ibadet, ma’rifet ve iyi amellerle geçirilmemişse ne önemi var?

Ahmed Behçet
El-Ehram Gazetesi
02.01.1999/14 Ramazan 1419

Yazar


Avatar