Mana-i Harfi

“Apoptosis” Mutlak Bir Rahmete İşarettir

Bedenimizle ilgili bütün gerçekleri bilseydik, herhalde ömrümüzün tamamı Halık-ı Zülcelale şükretmekle geçerdi. Mesela, her gün yüzlerce hücremizin kanserleştiğini, daha doğrusu kanser hücresine dönüştüğünü bilseydik, her günün sonunda kanser olmadığımız için Yaratana şükrederdik. Tıpta yeni yeni keşfedilmeye başlanan kontrollü hücre ölümü, tıbbi ifadesi ile “apoptosis” bedenimizin bizim ve varlık alemindeki güçlerin dışında bir kudret tarafından kontrol edildiğinin açık işaretlerini ortaya koymaktadır.

Bir hücrenin zarı ile, içindeki kompleks organelleri ile ne kadar mucizevi bir mahluk olduğunu düşündüğümüzde o mükemmel yapının ince bir sanat, hassas bir terazi ve her şeyi en ince detaylarına kadar bilen bir ilim gerektirdiği açıkça ortaya çıkmaktadır. Hele bu hücrenin işlevsiz hale gelip, zarar verecek duruma dönüştüğünde adeta intihar etmesi mutlak bir hikmet, akıl almaz bir kuşatıcılık ve hücreleri de içine alan genişlikte emirlerini yürütebilen mutlak bir irade gerektirdiği en ufak şüpheye yer bırakmaksızın gözlenecektir. Bu muhteşem işleyişte insanı ve onun bütün özelliklerini zerrelerine kadar tanıyan kuşatıcı bir ilmin gerektiği gözlenmektedir. Bu ilim tezahürleri ile gözükmekte, ancak sahibini bulmak bir mücadele veya ruhani bir seyir gerektirmektedir. Yani varlık aleminde işleyişin tezahürleri ve bu tezahürlerin gerisinde ilim, hikmet ve sanat gözlenmekte, ancak bunların nereden kaynaklandığına dair yalnızca işaretler bulunmakta; sanat sahibi kendini aşikare ifade etmemektedir. İmtihanın sırrı da burada yatıyor olmalıdır. Fiil açıkça gözükmekle birlikte, fail kendini bu fiillerle ifade edip, sanatına ve saltanatına yerleştirdiği güzelliklerle adeta şuur sahiplerini latif bir cilve ve hoş bir fısıltı ile kendine çağırmaktadır.

İnsanın çevresini, kainatı ve kendi bedenini tanıma yolundaki asırlardır süren çabaları, her geçen gün, onu her şeyin işleyişinin gerisindeki gizli kudrete icraatları ile kendini hissettirip, aşikar görünümü sonraya erteleyen esrarengiz saltanata adım adım yaklaştırmaktadır. İşte buna açık bir örnek olarak bedenin değişimleri, başkalaşımları hummalı faaliyetler içerisinde bu işleyişe zarar verecek hücrelerin kendilerini imha etmeleri bu hücrelerin kabiliyeti sonucu ortaya çıkamaz. İnsanın var olduğu günden beri asırlardır süre gelen bu faaliyetlerin kendi kontrolü altında sağlanmadığı da açıktır. Bu fiilde gözlenen varlık ve insanlığı kuşatan mutlak rahmet kendini hücreler dili ile ifade etmektedir. Tarifinde de söylendiği gibi: “Kontrollü hücre ölümü,” bir kontrolün varlığını peşinen kabul etmektedir yani fiil gözlenmekte ve kabul edilmekte, ancak bu fiilin nereye ve kime verileceği noktasında problemler yaşanmaktadır. Oysa hayatın gerçek anlamı bu noktada yatıyor olmalıdır. Güzellik ve görünmek arasındaki ince sırrın bir tezahürü olan kainat, asıl itibarı ile yaratandan yaratılana bir mektup güzellikleri ifade eden edebi bir şiir gibidir. Apoptosis’de Şafi-i Hakiki bütün bedenleri kuşatan şekilde ve asırlardır insan bedenine saklanmış apoptosis sırrı ile güzelliğinin bir başka veçhesini gözler önüne sermektedir. Hz. Adem’den beri işleyen sistem bu gün keşfedilmiş olmakla, bedenimizi kuşatan şifa ve kudret bir şekilde bu asrın insanlarına ifade edilmiş olmaktadır.

Bu kadar canlı beden içerisindeki dönüşümler, başkalaşımlar, devirler ve hareketlilikler ahenk içerisinde yürürken çatlak seslerin temizleniyor olmasında, mutlak bir rahmet gözlenmektedir. Şimdi işlerin tam anlamıyla kontrol edilmediğini ifade anlamında kullanılan “işimiz Allah’a kaldı” cümlesinin ne kadar yersiz ve anlamsız olduğu açıkça ifade edilmektedir. İşlerin başka bir mercie verilmesinin şu kainat içerisinde mümkün olmadığı bir yana bırakılırsa, Allah’a tevdi edilen işin çok daha sağlam yürüyeceği apoptosis örneğinde açık bir şekilde gözlenmektedir. İlk işimiz Allah’tadır. Başka birileri yürütüyorken ona kalmadığı gibi işlerin onun emri ve kudreti ile yürüyor olmasının hayatımıza getirdiği pek çok kolaylıklar vardır. Trilyonlarca hücrenin her gün kontrol edilip, hangisinin yapısında bir bozukluk olduğunu tespit ederek onu imha etmenin bizlere kaldığını hayal etmek bile korkunç. Günlük işlerimizi yürütürken bedenimizdeki kanserleşen hücrelerin her şeye ilimi ve kudreti uzanan bir kudret tarafından kontrol edilir şekilde imha edildiğini bilmek, çok büyük rahatlık. Rahmeti ve hikmeti ile bütün bedenimizi kuşatan ve en az hücrelerimiz adedince kendi varlığını ve birliğini hissettiren Rabb-ı Rahim’e, Şafi-i Hakiki’ye hücrelerimiz adedince, kansersiz geçen günlerimiz adedince hamd olsun.

Yazar


Avatar